Harun Güngör

Türk Toplulukları Hangi Dinlere İnanıyorlar?

Çok değişik bir coğrafya ve değişik iklim kuşağında yaşayan Türkler, tarihleri boyunca Gök Tanrı dini, Budizm, Maniheizm, Yahudilik, Hıristiyanlık (Nesturilik), İslam dini... vb. birçok dine inanmış; bugün de bu Türk toplulukları dinî inanış açısından aynı çeşitliliği göstermektedir. Ne var ki, biri etnik, diğeri kültürel olmak üzere birbirinden oldukça farklı temele dayanmasına rağmen bu gerçeklik bir yana bırakılarak uzun zamandan beri bazı Türk tarihçilerinin “Müslüman olmayanın Türk olamayacağı” cümlesi ile özetlenebilecek, aslında bugün anlam ve amacını yitirmiş bulunan, fakat halen savunulmaya gayret edilen bu tezleri sebebiyle Müslüman olmayan Türk toplulukları ikinci plana itilmiş, çoğu kez bunların Türklüklerini kaybettikleri, diğer topluluklar içinde asimile oldukları vurgulanmaya çalışılmış, bulundukları coğrafya, yaşadıkları tarihi olaylar, karşılaştıkları kültürler düşünülmeden milliyetlerini kaybettiklerine dair varsayımlarda bulunulmuş ve hatta konuyu isbat amacıyla örneklemelere gidilmiştir.

1992 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından, kendi etnik kökenine ilgi duymaya, onları tesbit etmeye, kısaca kendi kimliklerini bulmak için araştırmaya başlayan diğer halklar arasında çeşitli Türk kavimlerini de görmek mümkündür. Önce Çarlık Rusyası, arkasından da Sovyetler Birliği’nin uyguladığı politikalar sonucunda varlıklarından haberdar olduğumuz, ancak kendileri hakkında çok fazla bilgiye sahip olmadığımız bu Türk toplulukları şimdi bizimle ilişki kurmak istemektedirler. Kültürün temel öğelerinden biri olan dini, tarihçiler gibi belli bir tarihi dönemde ortaya çıkmış, daha sonra da kaybolmuş bir sistem olarak değerlendirmek, onun tarihi aşan (transistorique) karakterini görmezlikten gelmek, dinin ne olduğunu anlamamak anlamına gelir. O halde dini, tarihi aşan ve ileriye yönelik etkileri ile ele almak gerekir. Böyle düşünüldüğü zaman dinin kültürel oluşumdaki rolü ve toplumların enkültürasyonundaki önemi de kendiliğinden ortaya çıkar. Bu bizim için olduğu kadar diğerleri için de aynıdır.

Topluluklarda ilişki kurmanın en sağlam temeli, söz konusu toplumu kültürün bir öğesi olarak kabul ettiğimiz bütün dinî ve kültürel kurumları ile tanımaktır. Bunun gerçekleşmesi ise tamamen önyargıdan uzak bilimsel çalışmalarla mümkündür. Üzülerek ifade etmek gerekir ki, sadece dil özelliklerini gösteren haritalar dışında bütün bu Türk topluluklarının dinî inanış ve yaşayışlarını içine alan kapsamlı bir çalışma mevcut değildir. Bu sebeple, konuya ilgi duyanlara onların söz konusu dinleri ne zaman, niçin ve hangi amaçla kabul ettiklerini değil, bugünkü durumlarını açıklamak amacıyla bilgi vermenin yararlı olacağına inanıyorum.

Müslüman olmayan Türk toplulukları ve mensup oldukları dinler:

A) Hıristiyan Türkler

1. Gagauzlar

Moldova Cumhuriyeti Bucak bölgesi ile Ukrayna, Kazakistan vb. gibi ülkelerde yaşayan Gagauzların toplam nüfusu 197.500’dür. bunların 153.000’i Moldova’da, 40.000’i ise Ukrayna’da yaşamaktadır. Diğer ülkelerde yaşayan Gagauzların sayıları hakkında ise kesin bilgiler mevcut değildir.

Büyük çoğunluğu Ortodoks mezhebine mensup olan Gagauzlar arasında az sayıda da olsa Budist ve Adventist Protestanlar mevcuttur.[1]

2. Çuvaşlar

Rusya Federasyonu içinde yer alan Çuvaşistan’da yaşayan Çuvaşların nüfusu 1.863.000’dir. Çuvaşistan halkının % 68,3’ünü Çuvaşlar oluşturmaktadır. 17. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlaştırılan Çuvaşların çoğu Ortodoks Hıristiyan olup, aralarında az sayıda da olsa Gök Tanrı’ya inanan insanlar bulunduğu gibi animistik inanışlara sahip olanlar da vardır.

3. Hakaslar

Hakas Cumhuriyeti’nde yaşayan Hakasların sayıları 77.000’dir. ülke nüfusunun % 13,7’sini oluşturan Hakaslar, inanç itibariyle Hıristiyan olup, aralarında Şamani geleneklere bağlı olanlar da mevcuttur.

4. Gorno-Altay (Altay-Kişi)

Altay Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Altaylıların nüfusunun % 13’ünü oluşturan Hakaslar, inanç itibariyle Hıristiyanlaştırılmış olmakla birlikte, halen büyük bir kısmı Şamani geleneklere bağlıdırlar.

5. Saha (Yakut)lar

Rusya Federasyonu’na bağlı Saha Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Sahaların toplam nüfusu 360.800 olup, bu nüfus Yakutistan nüfusunun % 36,9’unu oluşturmaktadır. Resmi olarak Hıristiyan olan Sahalar arasında Şamani gelenekler oldukça yaygındır.[2]

6. Dolganlar

Taymır Yarımadası’nda (Dolgan Neneth) muhtar bölgesinde yaşamakta olup, oradaki sayıları 5.200’dür. Yakutistan’ın Anabar bölgesinde ise 900 Dolgan bulunmaktadır. Dolganların yaşadığı Ürü-Kaya Köyü, bütün Asya’nın en kuzey bölgesinde yer almaktadır. Resmen Hıristiyan olan Dolganlar, eski Türk inançlarını muhafaza etmektedirler.

7. Tofalar (Karagaslar)

Tuva-Buryat sınır bölgesinde yaşayan Karagasların nüfusu 620 kişiden ibarettir. Eski Türk dini inanışlarını koruyan Tofalar, Çok iyi avcıdırlar.[3]

B) Musevi Türkler

1. Karaim (Karay)ler

Kırım, Polonya, Azerbaycan vb. ülkelerde yaşayan Karaylar, kutsal kitap olarak Tevrat’ı kabul edip, Talmut’u reddederler.

Birçok Türkolog yetiştirmiş olan Karayların eski Sovyetler Birliği içindeki sayıları 3.300 kişiden ibarettir.[4]

2. Kırımçaklar

Karayların tersine Tevrat’ın yanında Talmut’u da kabul eden Kırımçaklar, sayı itibariyle oldukça azdır. Kırım’da özellikle Akmescid’de (Simferapol) küçük bir Kırımçak cemaati mevcuttur.[5]

C) Budist (Lamaist) Türkler

1. Tuvalar

Rusya Federasyonu içinde Tuva Cumhuriyeti’nde yaşayan Tuva Türkleri 182.000 kişiden ibarettir. Cumhuriyet nüfusunun % 60,6’sını oluşturan Tuvalar, Budizm Lamaist mezhebindendirler.

2. Sarı Uygurlar

Daha önce haklarında birçok tez yapılmış olan Sarı Uygurlar, Doğu Türkistan’ın Kansu eyaletinde yaşamakta olup, sayıları 9.000 civarındadır. “Yugur” adıyla da anılan bu Türk kitlesi dinî açıdan Budisttirler.[6]

D) Burkanizm (Ak-Yang)

Gorno-Altay Cumhuriyeti’nde yaşayan Altay kavimleri arasında Ak-Yang (Ak Din)a mensup insanlar da bulunmaktadır. 1904 yılında Çet Çophan tarafından kurulmuş olan bu din, Budizmo-Şamanizm olarak da adlandırılabilir. Bu Türk kavimlerinin Alkış adı verilen dualarından iki kıt’ayı aşağıya alıyorum:

Yayaltalu yay Altay

Küzenlengdü küs Altay,

Kaynına sugup koydongon,

Edegine salıp ekçegen.

Bulut göçkön tengri,

Bir alkışın şetirzin.

Burkanga bütken albatı,

Buluta yok mürgüzin.[7]

Yukarıda isim ve sayılarını verdiğim bu Türk toplulukları, Müslüman olan ana kitleye nisbetle sayısal olarak az olsalar bile, herşeyden önce etnik açıdan bizimle aynı soydan olduklarını, bu soy birliğinin ve uzak geçmişte yaşadığımız tarihî tecrübelerin onlarla aramızda birçok kültürel müştereklerin oluşmasını sağladığını da göz önüne alırsak onlarla ilgilenmemiz gereklidir. Dini ne olursa olsun onlar bizim kardeşlerimizdir. Hiç kimsenin aramızdaki inanç farklılığından dolayı onları Türk saymama hakkı yoktur. Yapılacak iş, onlarla aramızda soy birliğinden doğan kültürel müşterekliklerimizi mümkün olduğunca çoğaltmak ve dostluklarımızı bu müşterekler üzerine kurarak geliştirmektir.

www.alewiten.com, 10.11.2002

Bkz. Yesevi Dergisi, Sayı: 10: 21-23.


 


[1] Harun Güngör–Mustafa Argunşah: Gagauz Türkleri, Tarih, Dil-Folklor ve Halk Edebiyatı. Ankara 1991; Harun Güngör–Mustafa Argunşah: Dünden Bugüne Gagauzlar. Ankara 1993.

[2] G. V. Ksenofontov: Şamanizm, İzbranni Trudi. Yakutsk 1992.

[3] Y. İ. Vasiliev: “Dolgan ve Tofa Türkleri” Türk Kültürü, Mart 1994, S. 371: 178-179; Roger Caralini: Dictionnaire des Nationaliles et des Minorites de l’ex-URSS. Paris 1992: 240.

[4] Şaban Kuzgun: Türklerde Yahudilik ve Doğu Avrupa Yahudiliğinin Menşei Meselesi, Hazar ve Karay Türkleri. (II. Baskı), Ankara 1993; Harun Güngör: “Kırım Notları” Türk Dünyası Tarih Dergisi, Kasım 1992, S. 71: 12.

[5] N. Slusch: “Kırımçaklar, Kırım’ın Musevi Tatarları” Çev. Harun Güngör, Türk Dünyası Tarih Dergisi, Ekim 1993, S. 82: 13-22.

[6] Arif Aşçı: “Buda’ya Tapan Türkler” Atlas Dergisi, Eylül 1993, S. 6: 52-64.

[7] Ak-Yang: Gorno-Altaysk Gorod, 1991: 13; Erdoğan Aslıyüce: “Altay Cumhuriyeti” Yesevi Dergisi, Haziran 1994, S. 6: 334.