16. Pir Sultan Abdal'dan Seçme Şiirler

1.

Koyun beni Hak aşkına yanayım

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Benim pirim gayet ulu kişidir

Yediler ulusu Kırklar eşidir

On İki İmamın server başıdır

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Kadılar müftüler fetva yazarsa

İşte kemend işte boynum asarsa

İşte hançer işte boynum keserse

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Ulu mahşer olur divan kurulur

Suçlu suçsuz gelir anda derilir

Piri olmayanlar anda dirilir

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Pir Sultan'ım arşa çıkar ünümüz

O da bizim ulumuzdur pirimiz

Hakka teslim olsun garip canımız

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

2.

Yas u matem günü derdim yeniler

Yarin sesi kulağımda çınılar

Sordum ki dağlara niçin iniler

Dedi çekticeğim karın elinden

Alnıma yazılmış kara yazılar

İtikattır talip pirin arzular

Sordum ki çamlara neden sızılar

Dedi çekticeğim pürün elinden

Varup Hakkın divanına durursun

Pervan olup aşk oduna yanarsun

Sordum degirmene ne hoş dönersin

Dedi çekticeğim perin elinden

Varup bir pir ile pazar edersin

Oturup da ikrarını güdersin

Sordum garip bülbül niçin ötersin

Dedi çekticeğim harın elinden

Serçeşmeden gelir suyun durusu

Nasibimiz verir pirin birisi

Dedim Pir Sultan'ım benzin sarısı

Dedi çekticeğim yarin elinden.

3.

Gelmiş iken bir habercik sorayım

Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın

Gerçek erenlere yüzler süreyim

Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın

Alçağında al kırmızı taşın var

Yükseğinde turnaların sesi var

Ben de bilmem ne talihsiz başım var

Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın

Benim şahım al kırmızı bürünür

Dost yüzün görmeyen düşman bilinir

Yücesinden Şah'ın ili görünür

Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın

El ettiler turnalarla kazlara

Dağlar yeşillendi döndü yazlara

Çiğdemler takınsın söyle kızlara

Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın

Şah'ın bahçesinde gonca gül biter

Anda garip garip bülbüller öter

Bunda ayrılık var ölümden beter

Niçin gitmez Yıldız Dağı dumanın

Ben de bildim şu dağların şahısın

Gerçek erenlerin nazargahısın

Abdal Pir Sultan'ın nazargahısın

Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın

4.

Ben de şu dünyaya geldim sakinim

Kalsın benim davam divana kalsın

Muhammed Ali'dir benim vekilim

Kalsın benim davam divana kalsın

Yorulan yorulsun ben yorulmazam

Derviş makamından ben ayrılmazam

Dünya kadısından ben sorulmazam

Kalsın benim davam divana kalsın

Ben de vekil ettim Bari Hüda'mı

O da kulu gibi zulüm ede mi

Orda söyletirler bir bir adamı

Kalsın benim davam divana kalsın

Mümin müslüm döşürür de cem olur

Anda sınık yaralara em olur

Kara taş erir de safi dem olur

Kalsın benim davam divana kalsın

Pir Sultan Abdal'ım dünya kovandır

Giden adil beyler kalan ihvandır

Muhammed divanı ulu divandır

Kalsın benim davam divana kalsın

5.

Şu yalan dünyaya geldim giderim

Gönül senden özge yar bulamadım

Yaralandım al kanlara bulandım

Gönül senden özge yar bulamadım

Güzel olan neyler altın akçayı

Arif olan düzer türlü bohçayı

Vücudunda seyreyledim bahçeyi

Dosta el değmedik nar bulamadım

Güzellerin zülfü destedir deste

Erenler Hak için oturmuş posta

Bir zaman sağ gezdim bir zaman hasta

Hasta halin nedir der bulamadım

Felek kırdı benim kolum kanadım

Baykuş gibi viranlarda tünedim

Bugün üç güzelin nabzın sınadım

Can feda yoluna der bulamadım

Felek benim kurulu yayım yastı

Her köşe başında yolumu kesti

Keskin kadeh ile dolumdan içti

Yandı yüreciğim kar bulamadım

Pir Sultan Abdal'ım dağlar ben olsam

Üstü mor sümbüllü bağlar ben olsam

Alem çiçek olsa arı ben olsam

Dost dilinden tatlı bal bulamadım

6.

Çıkıp gökyüzünde sökün eyleyen

Şam'da Kul Yusuf'u görmeye geldim

Eğildim turaba yüzümü sürdüm

Hakkın divanına durmaya geldim

Nurdan kuşak kuşattılar belime

Hak Muhammed Ali geldi dilime

İnem gidem imamların yoluna

Yusuf'tan bir haber almaya geldim

Hani benim hırka ile postlarım

Men tutimi bir kafeste beslerim

Yüküm lal-ü gevher müşter'isterim

Alan kardeşlere satmaya geldim

Yapusu var usul ile yapulu

Hocası var kapusunda tapulu

Bir şar gördüm üç yüz altmış kapulu

Kimin açıp kimin örtmeye geldim

Pir Sultan Abdal'ım dünyadan göçtü

İdris peygamber de donunu biçti

Suyu suya köpr'eyledi kim geçti

Yusuf'tan bir haber almaya geldim

7.

Kur'an yazılırken arş-ı Rahman'da

Kudret katibinin elinde idim

Güller açılırken kevn ü mekânda

Bülbül idim gonca gülünde idim

Evvel Cebrail'in ilk kelamında

Kırklar meclisinde aşk meydanında

Muhammed Ali'nin sır kelamında

Nihan söyleşirken dilinde idim

Kırklar arş üstünde kurdular cemi

Muhabbet halk olup sürdüler demi

Balçıktan yarattı Allah Ademi

Ben ol vakit anın belinde idim

Yunus'un deryaya daldığı zaman

Kırk gündüz kırk gece kaldığı zaman

Ali zülfikarı çaldığı zaman

Hayber kalesinde kolunda idim

Pir Sultan'ım içtim aşkın dolusun

Makadir bilmeze vermem yarısın

Bir kuşa seksen bin şehrin kapısın

Tayin verilirken yanında idim

8.

Uyur idik uyardılar

Diriye saydılar bizi

Koyun olduk ses anladık

Sürüye saydılar bizi

Halımızı hal eyledik

Yolumuzu yol eyledik

Her çiçekten bal eyledik

Arıya saydılar bizi

Hak divanına dizildik

Aşk defterine yazıldık

Bal olduk şerbet ezildik

Doluya saydılar bizi

Pir Sultan Abdal'ım şunda

Çok keramet var insanda

O cihanda bu cihanda

Ali'ye saydılar bizi

9.

Bir nefescik söylüyeyim

Dinlemezsen neyleyeyim

Aşk deryasın boylayayım

Ummana dalmaya geldim

Aşk harmanında savruldum

Hem elendim hem yoğruldum

Kazana girdim kavruldum

Meydana yenmeğe geldim

Ben Hakkın edna kuluyum

Kem damarlardan beriyim

Ayn-i Cem'in bülbülüyüm

Meydana ötmeye geldim

Ben Hak ile oldum aşna

Kalmadı gönlümde nesne

Pervaneyim ateşine

Şemine yanmağa geldim

Pir Sultan'ım yeryüzünde

Var mıdır noksan sözümde

Eksiğim kendi özümde

Dârına durmağa geldim

10.

Gafil kaldır gönlündeki gümanı

Bu mülkün sahibi Ali değil mi

Yaratmıştır on sekiz bin alemi

Irızgını veren Ali değil mi

Gelin vazgeçelim böyle gümandan

Vallahi çıkarız dinden imandan

Şefaat umariz On'ki İmam'dan

Anların atası Ali değil mi

Yarattı Mülcem'i o da oldu düşman

Kasdetti Ali'ye son oldu püşman

Kangı kitapta gördün Ömer Osman

Kur'an-da okunan Ali değil mi

Binbir adı vardır birisi Hızır

Her nerde çağırsam orada hazır

Ali'm padişahtır Muhammed vezir

Bu fermanı yazan Ali değil mi

Pir Sultan Abdal'am ben bir fukara

Acep bulunur mu derdime çare

Yüzü kara nasıl varam huzura

Divanda oturan Ali değil mi

11.

Alçakta yüksekte yatan erenler

Mürvetiniz yok mu aldı dert beni

Başım alıp hangi yere gideyim

Gittiğim yerlerde buldu dert beni

Oturup benimle ibadet kıldı

Yalan söyledi de yüzüme güldü

Yalın kılıç olup üstüme geldi

Çaldı bölük bölük böldü dert beni

Üstümüzden gelen boran kış gibi

Yavru şahin pençesinde kuş gibi

Seher çağı bir korkulu düş gibi

Çağırta çağırta aldı dert beni

Abdal Pir Sultan'ım gönlüm hastadır

Kimseye diyemem gönlüm yastadır

Bilmem deli oldu bilmem ustadır

Şöyle bir savdaya saldı dert beni

12.

Bu kanlı zalımın ettiği işler

Garip bülbül gibi zareler beni

Yağmur gibi yağar başıma taşlar

Dostun bir fiskesi paralar beni

Dar günümde dost düşmanım belloldu

On derdim var ise şimdi elloldu

Ecel fermanı boynuma takıldı

Gerek asa gerek vuralar beni

Pir Sultan Abdal'ım can göğe ağmaz

Haktan emrolmazsa ırahmet yağmaz

Şu ellerin taşı hiç bana değmez

İlle dostun gülü yaralar beni

13.

Hak nasib eylese dergâha varsam

Daim divanında dursam ya Ali

Eğilsem payine niyaz eylesem

Yüzüm tabanına sürsem ya Ali

Yüzüm tabanına sürdüğüm zaman

Kalmadı kalbimde zerrece güman

Kâfire Zülfikar çaldığın zaman

Önünce Kanber'in olsam ya Ali

Kanber gibi hizmetine yeldirsen

Bir dem ağlatsan da bir dem güldürsen

Çeküp Zülfikar'ı beni öldürsen

Kesmem eteğinden elim ya Ali

Hiç çekem mi eteğinden elimi

Hak katında kabul kıldım ölümü

Erler doğru sürün Ali yolunu

Mümince kulların görsem ya Ali

Mümin olan neresinden bellidir

Haklı söyler nefesinden bellidir

Erenlerin cemi gonca güllüdür

Tomurcuk güllerin dersem ya Ali

Mümin olan müslimini getürse

Hakikatı Hak cemine yetürse

Dizi dize verüp irfan otursa

Doyunca didarın görsem ya Ali

Pir Sultan'ım niyaz eyle pirine

İnan gel Muhammed Ali yoluna

Bu divanda girem kalbin evine

Yarın fırsat elden gider ya Ali

14.

Ben gayrı nesne bilmezem

Allah bir Muhammed Ali

Özümü gayra salmazam

Allah bir Muhammed Ali

Bir mum yanar bir şişede

Bülbül eğlenmez meşede

Yedi iklim dört köşede

Allah bir Muhammed Ali

İki kuş gördüm yuvada

Döner muallak havada

Dağda deryada ovada

Allah bir Muhammed Ali

Yaktıcağım bir çıraktır

Bindiceğim bir buraktır

Yerden göğe bir direktir

Allah bir Muhammed Ali

Pir Sultan'ım bu bir sırdır

Sırrını saklayan erdir

Ay da sırdır gün de sırdır

Allah bir Muhammed Ali

15.

Arzuladım size geldim

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

Eşiğine yüzüm sürdüm

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

Pir elinden dolu içtim

Doğdum elinize düştüm

Ak cenneti gördüm geçtim

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

Rehber aradım aradan

Cümle alemi yaradan

Beş taşlı şahit getiren

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

Güvercin donunda durur

Cümle eksikler yetürür

Beş taşlı şanit getüren

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

Âşıkların semah döner

Kırk budakta şem'a yanar

Dolusun içenler kanar

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

Bahçende gördüm gülünü

Erenler sürsün demini

İmam Rıza'nın torunu

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

Balım Sultan er köçeği

Keser kılıcı bıçağı

Erenlerin bal çiçeği

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

Pir Sultan'ım gerçek Veli

Erenlerden çekmez eli

On İki İmam'ın yolu

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

16.

Bu dünyanın evvelini sorarsan

Allah bir Muhammed Ali'dir Ali

Sen bu yolun sahibini ararsan

Allah bir Muhammed Ali'dir Ali

Tahtını terketti İbrahim Edhem

Süleyman Nebiye verildi hatem

Her kulun alnına yazıldı sitem

Allah bir Muhammed Ali'dir Ali

Erenler öldürür yoldan şaşanı

İhlas ile kaldırtırlar düşeni

Tarikatta her kişinin nişanı

Erenler katında bellidir belli

Erenler elinden dolu içildi

Ol saadette kil ü kal'den geçildi

Firdevsi alâ'da güller açıldı

Cennet-i alâ'nın gülidir güli

Pir Sultan Abdal'ım ummana daldı

Yenemedi kendin engine saldı

Hakıpayinize yüz süregeldi

Erenlerin kemter kuludur kuli

17.

Kocabaşlı koca kadı

Sende hiç din iman var mı

Haramı helalı yedi

Sende hiç din iman var mı

Fetva verir yalan yulan

Domuz gubu baga dolan

Sırtına vururum palan

Senin gibi hayvan var mı

İman eder amel etmez

Hakkın buyruğuna gitmez

Kadılar yaş yere yatmaz

Hiç böyle bir şeytan var mı

Pir Sultan'ım zatlarımız

Gerçektir şöhretlerimiz

Haram yemez itlerimiz

Bu sözümde ziyan var mı

18.

Kahpe felek sana n'ettim neyledim

Aksine döndürdün çark-ı devranı

Hani n'oldu esk'adalet eski gün

Perişan eyledin cümle cihanı

Dayanılmaz âşıkların derdine

Akıl yetmez ezberine virdine

Nakes konmak ister cömert yurduna

Tilki kovdu ülkesinden arslanı

Anca bu yaraya dayandı Eyyub

Huda'nın cefasın safaya sayıp

Cahiller kamile sen bilmen deyip

Anın için kaybettiler irfanı

Pir Sultan'ım niye geldin cihana

Kusur senin imiş etme bahane

Evvel kullar yalvarırdı sultana

Şimdi minnetç'ettin kula sultanı

19.

Gözleyi gözleyi gözüm dört oldu

Ali'm ne yatarsın günlerin geldi

Korular kalmadı kara yurd oldu

Ali'm ne yatarsın dar günün geldi

Sancak gele Kazova'ya dikile

Münafık başına taşlar döküle

Mümin olanlar da Hakka çekile

Ali'm ne yatarsın günlerin geldi

Kızılırmak gibi bendinden boşan

Hama'dan Mardin'den, Sivas'a döşen

Düldül eğerlendi Zülfikar kuşan

Ali'm ne yatarsın günlerin geldi

Sene tekmil olduğunu bildiler

Yezid lain gömleğini giydiler

Kasdeyleyüb imamlara kıydılar

Ali'm ne yatarsın günlerin geldi

Abdal Pir Sultan'ım bu sözüm haktır

Vallahi sözümün hatası yoktur

Şimdiki sofunun yezidi çoktur

Ali'm ne yatarsın günlerin geldi

20.

Gelin yiyelim içelim

Bu güzellik geçer birgün

Alem yaran yaran olmuş

Ali'm sırrın açar olmuş

Yeyip yediren bir adem

Eksik etmez bari Hüdam

Gök ekini misal adem

Anı eken biçer bir gün

Yeyip yedirmesi hoşdur

Dayan kahpe yürek taşır

Can dedikleri bir kuştur

Kuş kafesten uçar bir gün

Ağaçlarda yeşil yaprak

Bastığımız kara toprak

Yer altında kefen yırtmak

Boyumuzdan geçer bir gün

Pir Sultan'ım düşümüzde

Uzak değil karşımızda

Baykuş mezar taşımızda

Dertli dertli öter bir gün

21.

Yel esti mi aşka gelir sallanır

Mart ayında yeşillenir ağaçlar

Kıpkırmızı donlar giyer allanır

Hu dost çağırır sallanır ağaçlar

Çiçek açar domur domur dal verir

Kimi uzar birbirine el verir

Kimi meyva verir kimi gül verir

Kuşlar üstünde dillenir ağaçlar

Yazbaharda bahçe ile bağ ile

Kaba çamın gürlemesi dal ile

Koç yiğidin eğlenmesi yar ile

Muhabbet eder eğlenir ağaçlar

Pir Sultan Abdal’ım Hatayi şahım

Adem için ne halk etmiş Allah’ım

Güz gelince salar yaprağın dalın

Vakti geldimi sulanır ağaçlar

22.

Hızır Paşa’nın zulmü var ise

Ne yapayım benim de bir ahım var

Senin tuğlu padişaın var ise

Benim arkam kal’em bir Allahım var

Şol icra Tanrısı yatmaz uyumaz

Kimsenin hakkını kimsede komaz

Hünkâr sağır olmuş ünümü duymaz

Masumlar boğdurur padişahım var

Gönül verdim ikrar verdim Hayder’e

Geçmem beni etseler pare pare

İrafizi deye çektiler dare

Acab benim bunda ne günahım var

Pir Sultan Abdal’ım yedullahımız

Batına hükmeder padişahımız

Sahib çıkar miskin kul (a) Allahımız

Şefaat edecek güzel şahım var

23.

Birlik makamında bir güzel gördüm

Leblerinin şekeri var kandi var

Âşıkı çok imiş aradım sordum

Nice bencileyin derdimendi var

Cemali geliyor hayalde düşte

Canım asumanda kandilde düşte

Uzakta yakında yepinde pişte

Her nereye baksam Ali'm kendi var

Gâh bahçeye girer gülden görünür

Gâh mana söyleşir dilden görünür

Gâh gönül evinde mihman görünür

Âşıkına türlü türlü fendi var

Şükür olsun bu sevdaya ulaştım

Muhabbet bağını gezdim dolaştım

On İki İmam'ın cemine düştüm

Şimdi boynumuzda aşk kemendi var

Pir Sultan'ım sever böyle dilberi

Bu cümle Cihanın yekta gevheri

Kahrın lutfun çeker ise gel beri

Sevdiğimin nerde bir menendi var

24.

Viran bahçelerde bülbül öter mi

Gönül eğlencesi gül olmayınca

Merhemsiz yaralar unar biter mi

Bir gerçek Veliden el olmayınca

Nefse uyan Hakka uymuş değildir

Gaziler namazın kılmış değildir

Bu gezen abdallar derviş değildir

Arkasında hırka şal olmayınca

Tabib olmayınca yaram sarılmaz

Mürşid olmayınca Pire varılmaz

Yüzbin asker olsa yezid kovulmaz

Eli Zülfikar'lı Al (i) olmayınca

Bu aşk meydanında bir divan olur

O meydana düşen nevcivan olur

İtikatsız talib boş kovan olur

Vızılar arısı bal olmayınca

Değme arif bunu böyle bilemez

Bilir ama yine arif olamaz

Her mürşid ölüyü diri kılamaz

Hünkâr Hacı Bektaş Vel (i) olmayınca

İki melek gelir sual sorarlar

Döker de hurcunu gevher ararlar

Bir kılın üstüne köprü kurarlar

Geçemezsin Hakka kul olmayınca

Pir Sultan'ım baştan dalga aşırır

Bu aşkın doluşu aşka düşürür

Her bildiğin rehber çiğ mi pişirir

Yanıp ateşlere kül olmayınca

25.

Çeke çeke ben bu dertten ölürüm

Seversen Ali'yi değme yaram

Ali'nin yoluna serim veririm

Seversen Ali'yi değme yarama

Ali'nin yarası yar yarasıdır

Buna merhem olmaz dil yarasıdır

Ali'yi sevmeyen Hakk'ığn nesider

Seversen Ali'yi değme yarama

Bu yurt senin değil konup göçersin

Ali'nin dolusun bir gün içersin

Körpe kuzulardan nasıl geçersin

Seversen Ali'yi değme yarama

Ilgıt ılgıt oldu akıyor kanım

Kem gelde didara talihim benim

Benim derdim bana yeter ey canım

Seversen Ali'yi değme yarama

Pir Sultan Abdal'ım deftere yazar

Hilebaz yar ile olur mu pazar

Pir merhem çalmazsa yaralar azar

Seversen Ali'yi değme yarama

26.

Ne güzelce muradıma ererken

Felek beni nazlı yardan ayırdı

Al yanaktan kırmızı gül dererken

Felek beni nazlı yardan ayırdı

Demir kafeslerdir benim durağım

Yanar iken yanmaz oldu çırağım

Gün be gün artıyor derdim firakım

Felek beni nazlı yardan ayırdı

Yaz gelince yazı yaban yurt olur

Ak sürüye kara koyun kurd olur

Sevip sevip ayrılması derd olur

Felek beni nazlı yardan ayırdı

Yaz gelince atlar çıkar çayıra

Kadir mevlam sevdiğini kayıra

Meğer beni senden ölüm ayıra

Felek beni nazlı yardan ayırdı

Pir Sultan Abdal'ım dağları aşam

Aşam aşam ırmaklara karışam

Hiç başına gelen var mı danışam

Felek beni nazlı yardan ayırdı

27.

Hazreti Ali'nin devri yürüye

Ali kim olduğu bilinmelidir

Alay alay gelen gaziler ile

İmamların öcü alınmalıdır

Kendin teslim eyle bir serçeşmeye

Er oldur ki yarın senden şaşmaya

Bir munafık bin gaziye düşmeye

Din aşkına kılıç çalınmalıdır

Yeryüzünü kızıl taçlar bürüye

Munafık olanın bağrı eriye

Sahib-i zamanın emri yürüye

Sultan kim olduğu bilinmelidir

Çağırırlar filan oğlu filana

Ne itibar Yezid kavli yalana

Kılıcın arştadır doğru gelene

Ya ser verip ya ser alınmadır

Pir Sultan Abdal'ım ey Dede Himmet

Kendine cevr etme aleme rahm et

İstanbul şehrinde ol sahib devlet

Tac-ı devlet ile alınmalıdır

28.

Gelin özümüze sitem uralım

Hile ile hurda ile hal olmaz

Hakkın divanına nice varalım

Hak katında yalancıya yer olmaz

Yine gerçeklerden açtık kapuyu

Bir pirin önünde kıldık tapuyu

Arı birlik ile yapar yapuyu

Birlik ile bitmeyende bal olmaz

Erenler gafletten kalktı uyandı

Gerçeklerin nefesine boyandı

Bu yolun içine girde uyandı

Be gaziler bunda hiç vebal olmaz

Ali kulu olan Hak'tan utana

Var pazarlık ile cevher satana

Bu yolun içinde riya tutana

Sürün gitsün dört kapuda yer olmaz

Pir Sultan'ım eydür kalbimiz nurdur

Müminler gözlüyse munafık kördür

Erenlerin yolu kadimdir birdir

Her tepenin başında da yol olmaz

29.

Bülbül olsam gül dalında şakısam

Öz bağında biten gül neme yetmez

Süleymanın kuş dilinden okurum

Bana talim olan dil neme yetmez

Derviş oldum pir eteğin tutarım

Hakka doğru çekilmiştir katarım

Baykuş gibi garip garip öterim

Issız viraneler çöl neme yetmez

Aşk kitabın ele aldım yazarım

Yolum Hakka doğru meylim nazarım

Neme gerek dağı taşı gezerim

Karşıda görünen yol neme yetmez

Dünyanın ötesi neden malumdur

Anın da aslına eren alimdir

Az yaşa çok yaşa sonu ölümdür

Bana hırkayla şal çul neme yetmez

Pir Sultan'ım sırrım kimseler bilmez

Tevekkül malını erteye koymaz

Kişi kısmatından artuğun yemez

Bana kısmat olan mal neme yetmez

30.

Hacı Bektaş tekkesinin dışında

Dediler bir suna aştı yalınız

Ayrılmışlar yaranından eşinden

Dediler bir suna aştı yalınız

Eşinden ayrıldı Bektaş'a vardı

Kuru göllerde çok savaşlar kıldı

Ayrılık haberin Mucur'dan aldı

Dediler bir suna aştı yalınız

Geçti m'ola Kızılırmak boyunca

Çeken bilir ayrılığı doyunca

Ayrılmıştır On İki İmam soyunca

Dediler bir suna aştı yalınız

Aştı m'ola Kırlangıç'ın belini

Avcı rast gelirse yolar telini

Arzulamış gider dostun elini

Dediler bir suna aştı yalınız

Pir Sultan Abdal'ım gönlümüz paslı

Tutu kumru gibi kafeste besli

Hünkâr Hacı Bektaş Veli'dir nesli

Dediler bir suna aştı yalınız

31.

Yürü bre Hızır Paşa

Senin de çarkın kırılır

Güvendiğin padişahın

O da bir gün dev (i)rilir

Nemrud gibi Anka n'oldu

Bir sinek havale oldu

Davamız mahşere kaldı

Yarın bu senden sorulur

Şahı sevmek suç mu bana

Kem bildirdin beni Hana

Can için yalvarmam sana

Şehinşah bana darılır

Hafid-i Peygamber'im has

Gel Yezid Hüseynimi kes

Mansur'um beni dâra as

Ben ölünce il durulur

Ben Musa'yım sen Firavun

İkrarsız Şeytan-ı lain

Üçüncü ölmem bu hain

Pir Sultan ölür dirilir

32.

Dağdan kütür kütür hezen indirir

İndirir de ataşlara yandırır

Her evin devliğin öküz döndürür

İreçberler hoşça tutun öküzü

Öküzün damını alçacık yapın

Yaş koman altını kuruluk sepin

Koşumdan koşuma gözünden öpün

İreçberler hoşça tutun öküzü

Pir Sultan'm der ki kaynar coşunca

Tekne hamur kalmaz ekmek pişince

Adem At (a) öküzün çifte koşunca

İreçberler hoşça tutun öküzü

33.

Gidi Yezid bize Kızılbaş demiş

Meğer Şah'ı sevmiş dese yoludur

Yetmiş iki millet sevmezler şahı

Biz severiz Şah'ı Merdan Ali'dir

Kırkımız da bir katara dizildik

Hak Muhammed ümmetine yazıldık

Hakikat şerbeti olduk ezildik

Biz içeriz bize sunan Ali'dir

Gidi Yezid bizler haram yemedik

Batındaki gördüğümüz demedik

İkrar birdir dedik geri dönmedik

Yedileriz birincimiz Ali'dir

Muhammed dinidir bizim dinimiz

Tarikat altından geçer yolumuz

Hem Cibril-i Emin'dir rehberimiz

Biz müminiz mürşidimiz Ali'dir

Pir Sultan'ım Nesimi'dir pirimiz

Evvel kurban ettik Şah'a serimiz

On İki İmam meydanında dârımız

Biz şehidiz serdarımız Ali'dir

34.

Emek çektim bir ev yaptım erenler

Yine bu güzele bildiremedim

Bahar geldi çiçek bitti ot bitti

Toprak güldü taşı güldüremedim

Önüne rehber almıştır kadıyı

Gelir kitabın okuyu okuyu

Burhan ile buldum yetmiş ikiyi

İkisin bir kaba sığdıramadım

Yüreğimde belli belli yaralar

Şeytan kalbin almış gözün köreler

Hakka niyaz eylemeye ar eyler

Eğilip bir secde kıldıramadım

Hu demine bir ikrarı güdenin

Tuh yüzüne ikrarından dönenin

Pir Sultan'ım munafıkın nadanın

Gönül aynasını sildiremedim

35.

Hızır Paşa bizi berdar etmeden

Açılın kapılar Şah'a gidelim

Siyaset günleri gelip yetmeden

Açılın kapılar Şah'a gidelim

Gönül çıkmak ister Şah'ın köşküne

Can boyanmak ister Ali müşküne

Pirim Ali On İki İmam aşkına

Açılın kapılar Şah'a gidelim

Her nereye gitsem yolum dumandır

Bizi böyle kılan ahd ü amandır

Zincir boynum sıktı haylı zamandır

Açılın kapılar Şah'a gidelim

Ilgın ılgın eser seher yelleri

Yare selam eylen Urum Erleri

Bize Peyik geldi Şah bülbülleri

Açılın kapılar Şah'a gidelim

Çıkarım bakarım kale başına

Mümin müslümanlar gider işine

Bir ben mi düşmüşüm can telaşına

Açılın kapılar Şah'a gidelim

Yaz seli gibiyim akar çağlarım

Hançer alıp ciğerciğim dağlarım

Garip kaldım şu arada ağlarım

Açılın kapılar Şah'a gidelim

Pir Sultan'ım eydür mürvetli Şah'ım

Yaram başverdi sızlar ciğergahım

Arşa direk direk de olmuş ahım

Açılın kapılar Şah'a gidelim

36.

Ben de şu dünyaya geldim geleli

Emanetten bir don giymişe döndüm

Sahibi çıktı da elimden aldı

Koru yerde koyup yaymışa döndüm

O yar geldi geçti geri bakmadı

Hendekler kazdırdım sular akmadı

Çok yuva bekledim cücük çıkmadı

Boş yuva beklemiş yoz kuşa döndüm

Pir Sultan Abdal'ım bu dünya fani

Baştan başa kim sürdü bu devranı

Yarin bir çift sözü üşüttü beni

Yüce dağ başında buymuşa döndüm

37.

Sofi mezhebimi niye sorarsın

Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Gözlüye gizli olmaz ne ararsın

Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Eğnimize biz kırmızı giyeriz

Halimizce biz de mana duyarız

İmam Cafer mezhebine uyarız

Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Her kulun çırağın yaksa Hak yakar

Mümin olanları katara çeker

Aslımız On İki İmam'a çıkar

Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Muhammed Ali'dir Kırkların başı

Anı sevmeyenin nic'olur işi

Yezid'e lanetle atalım taşı

Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Biz tüccar değiliz alıp satmazız

Erenler malına hile katmazız

Gönlümüz geniştir biz kin tutmazız

Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

İlkbaharda açılmıştır gülümüz

Hakkin dergâhına gider yolumuz

On İki İmamı okur dilimiz

Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

Pir Sultan'ım söyler ganidir gani

Evveli Muhammed ahırı Ali

Anlardan öğrendik erkânı yolu

Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz

38.

Gelin canlar bir olalım

Münkire kılıç çalalım

Hüseyn'in kanın alalım

Tevekkeltü taalallah

Özü öze bağlayalım

Sular gibi çağlayalım

Bir yürüyüş eyleyelim

Tevekkeltü taalallah

Açalım kızıl sancağı

Geçsin yezitlerin çağı

Elimizde aşk bıçağı

Tevekkeltü taalallah

Pir Sultan'ım geldi cuşa

Münkirlerin aklı şaşa

Takdir olan gelir başa

Tevekkeltü taalallah

www.alewiten.com, 12.12.2002