13. Sivas İllerine Geri Dönüş
Ve bir gün, bilemediğimiz bir tarihte, Pir Sultan Abdal bu illerden geri döner. Dostlarına “bizi safa ile gönderin” der. Tatlı dillerine doyamadığı dostlarıyla helallaşır. “Bir daha ya geldim ya gelemedim” ve “ölüm uzak derler heman yakındır” dizelerinden anlaşılacağı üzere, yaşamının son yıllarında dönmüş olmalı Sivas'a.
Geldim gider oldum illerinize
Dostlar bizi safa ile gönderin
Doyamadım tatlı dillerinize
Dostlar bizi safa ile gönderin
Şöyle bir güzelden ahd alamadım
Bir ahdine bütün yar bulamadım
Bir daha ya geldim ya gelemedim
Dostlar bizi safa ile gönderin
Himmet eylen şu dağları aşalım
Pir aşkına kaynaşalım coşalım
Gelin birer birer helallaşalım
Dostlar bizi safa ile gönderin
Çıkalım yaylaya inelim düze
Himmet eylen yaran ahbaplar bize
Bir selam göndersem gelir mi size
Dostlar bizi safa ile gönderin
Tarihyazıcı Solakzade, Kanuni Süleyman'ın Kızılbaşlar hakkındaki düşmancıl duygularını şöyle dile getirmektedir:
“Dünya padişahı (Kanuni), sürekli Kızılbaş taifesinin sövüp saydıklarına kalben perişan olup, bunlardan öç almaya her zaman hazır bulunmakta ve o yanlara hareketi, küçük bir bahaneye bağlarlar idi. 'Bu dinsizlerin pisliklere bulaşmış vücutlarını zaman sayfasından ne zaman çıkarırız' diye her zaman söylerlerdi." (Solakzade Tarihi, II, s. 213)
Böylesine Kızılbaş düşmanı olan “Dünya Padişahı”nın yönetimindeki ülkede, Kalender kırımından sonra 20 yılı aşkın bir süre hayatta kalması, Aleviliğin bu ulu ozanı için çok büyük bir başarıdır.
Pir Sultan Abdal Sivas'a geri döndüğünden çok az zaman sonra, Kanuni Süleyman'ın Sivas Valisi Hızır Paşa'sı (1548-50?) tarafından darağacına çekildi. Onca ayaklanma ve kırım, onca başarı ve yenilgi, onca kahramanlık ve kahpelikler yaşamış Aleviliğin ulu ozanı, Pir Sultan Abdal, asıl adıyla Koca Haydar, Yavuz'dan itibaren İran'a karşı yapılan her savaş öncesi gelenekselleşen Kızılbaş kırımından kurtulamamıştı. Hem de bir dönek eliyle, hem de Sivas'ta.
Şöyle diyordu Koca Haydar:
Pir Sultan Abdal'ım Hakka yakındır
Edebi erkânı hemen takın dur
Ölüm uzak derler heman yakındır
Dostlar bizi safa ile gönderin
Balım Sultan'dan nasib almış ve Hacı Bektaş Dergâh'ında tutulan Cemler'de “Zakir” olarak hizmet görmüş Pir Sultan Abdal, Dergâh'da kazan kaynatıp icazet almış bir Alevi-Bektaşi Dede’siydi. Doğu Anadolu'dan Balkanlar'a uzanan Osmanlı topraklarında talipleri vardı. Bir yandan oralarda gizlenirken, bir yandan da Muhammed-Ali Yolu'nu sürdürüyor; taliplerine yol-yordam öğreterek onları irşad ediyordu.
www.alewiten.com, 12.12.2002