Doğan Türkdoğan

Hızır Orucu

Hızır orucunun Alevi ve Bektaşi inancının boyutu şöyledir: Hızır daima darda, zorda, sıkıntıda, çaresizlikte kalanların yardımcısı el atanı dardan kurtaranı olarak kabul edilmektedir. Bir yardımcı ve kurtarıcıdır.

Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin bir gün hummalı bir hastalığa yakalanırlar, Hz. Ali’de, Ya Hızır! Çocuklarım sıhhate kavuşsunlar sana üç gün oruç tutacağım diye niyet eder ve Hasan ile Hüseyin’de sağlıklarına kavuşunca Hz. Ali üç gün oruç tutar fakat her günün sonunda akşam iftar edeceği zaman da kapıya bir yoksul gelerek günlerdir aç olduğunu söyler. Hz. Ali’de sofradaki hazırlamış oldukları iftarlıklarını bu yoksula verir, açlıklarını başka şeylerle geçiştirirler. Bu olaya istinaden Kuran şöyle bir ayetle bu güzelliği vurgular:

İnsan 7-8-9; Onlar ki kendi yiyecekleri Allah yolunda fakire ve yoksula verdiler onlardır Allah’ın rızasını kazanan kullar, denilmektedir.

Onun için Alevi ve Bektaşiler tuttukları üç günlük oruçlarının sonunda Hızır lokması dedikleri lokmaları yaparak çevrelerine dağıtır, Hızır cemi dedikleri cemlerini yaparlar. Hızır orucu ve Hızır cemi Alevi – Bektaşi inancında kutsal bir olgudur. Daima Hızır çağrılarak, yardımlara el atması istenir. Eskiden lokma yapılacak un bir teknede bekletilir ve o gece Hızır uğrayıp bir işaret vermesi beklenirdi. Böyle durumlarla karşılananlar ise hem kurban kesip cem cemaat yaparlardı, toplumumuz böyle güzellikleri de zaman zaman yaşamıştır.

Pirim Hızır

Hızır Hızır pirim Hızır

Her tarafta hazır hazır

Ahu zarda kaldık darda

Carımıza yetiş Hızır

Gelir ise bir bozatlı

Kayan yıldızdan suratlı

Nur yüzlüdür ak sakallı

Carımıza yetiş Hızır

Darda kalanın eşisin

Yetim yoksulun aşısın

Doğan erenler başısın

Carımıza yetiş Hızır

Issız dağların başında

Poyraz eserken kışında

Gece gündüz çağrışımda

Carımıza yetiş Hızır

www.alewiten.com, 15.3.2003

Ozan ve Dede, Baba Mansur Ocağı