Âşık Kul Sema-i Baba

Bostan Kollu Hasan ve Hacı Bektaş Veli

Hz. Muhyiddin Arabi'nin Kayseri'nin Anbar köyünde kalan oğlu Hasan bir yaz günü tarlasına bostan ekerken, iki derviş gelip yol kıyısında bostan eken çiftçiden:

― Çiftçi baba sıcakladık; bize bostan ver de yiyelim,

derler. Çiftçi:

― Ben bostanı yeni ekiyorum, istesem de veremem,

dediğinde derviş:

― Çiftçi baba nutuflar canlıdır, nutufu kırma ilk ektiğin emene yani çukura git bak!

dediğinde çukura bakan çiftçi Hasan, üç adet bostan görür. Bitmiş kol atmış üç adet de bostan olmuş. Hayret eden çiftçi, bostanları koparıp dervişlerin önüne koyar, ikisini alıp birini çiftçi Hasan'a bırakan dervişler, yollarına devam ederler. Biraz sonra çiftçi kendine gelir, bostan ekmekten vaz geçip;

― Bunlar ermiş kişilerdi, eyvah ben ne yaptım da bunların peşini bıraktım,

deyip efkarlanır. O bir bostanı ekmek çıkısına sarıp, evinin yolunu tutar. Evinin önüne gelince, hatunu düşünür durur:

Hanım niye düşünüyorsun,

dediğinde:

Niye düşünmeyim, iki derviş geldi; evde otururlar yiyecek kesat,

dediğinde çiftçi Hasan:

― Aman hanım o dervişler bana uğradı. Onlar ermiş erler. İşte bostan, durum böyle oldu; sen bilirsin, bunlara hizmet eyle!

dediğinde hanımı ile içeri girer:

Hoş geldiniz,

deyip niyaz ederler. Mehman derviş:

― Çiftçi Hasan, bu Muhammed Ali Oniki İmam neslinden urum diyarına gelen Hünkâr Hacı Bektaş Veli'dir,

der. Bu sözü işiten çiftçiye Hacı Bektaş Veli şöyle hitab eder:

Çiftçi çiftçi, bundan sonra senin adın Bostan Kolu Hasan'dır. Bizden bir isteğin var mı evlat mı, devlet mi, himmet ve ülke mi istersin?

dediğinde, evladı, devleti olmayan Hasan:

Evlat da devlet de yok,

derken eşi:

Hünkârım biz eşimle, halleşelim de isteğimizi öyle istiyelim,

der. Dışarı çıkarlar, bacı der ki:

Hasan bu saflık senden gitmez mi sen evlat, devlet isteyecektin, evlat - devlet dünya çilesidir. Bu Hünkâr'dan himmet ve ülke isteyelim,

der. Ve içeri girerler:

Hünkârım bize himmet ve ülke verin,

dediklerinde, Hacı Bektaş Veli:

― Himmet ve ülke hizmetle verilir; evlat ve devlete benzemez, eylersiniz hizmet, alırsınız himmet. Dergâhımıza gelin, hizmet edin, himmet alın,

dediğinde ısmarlaşıp giderler. Bostan Kollu Hasan, bu Hünkâr'a gönül verip dergâhına gider. Dergâhta hizmetlerine devam eylerken, ay geçer yıl geçer bunların bir oğlu olur:

Hünkâr efendimiz, bu çocuğun ismi Muhyiddin olsun. Bu da benim Muhyiddin Çelebim olsun!

Turhalli Bostankolulu Aşık Kul Sema-i Baba Divani Nefesleri ve 12 Hizmet. İstanbul 1991'den yeniden düzenlenmiştir. [Genel Yayın Yönetmeni]