Ayhan Aydın

Ali Haydar Karayünlü (Sarı Saltık Ocağı: İnözü Köyü, Şiran / Gümüşhane)

Ali Haydar dede, nerelisiniz?

– Gümüşhane Şiran İnözü köyündenim. Babam Rus muharebesinde Çorum’a muhacir gitmiş, Çorum’un Sungurlu kazasının Çukurlu köyüne yerleşmiş orada dedelik, hocalık yapmış. Ben de orada, 1929’da doğdum. 1946’da Şiran’ın İnözü köyüne geldik temelli. Çimen dağında öküzleri koşturdum çok güzel bir köydür. Annem Çorumlu Sungurlu kazasındandı.

Şiran’da kaç tane Alevi köyü var?

– Tahminen 20 tane biliyorum.

İsimleri nelerdir?

– Şifon, Çalan, Balık Hasan, Susuz, İnözü, Çal, Kırıntı, Yeniköy... bir yer daha var oranın adını bilmiyorum amcam Potik söylerdi meşhur adamdı. Ağuçan Ocağından Tacim dedeye hizmet etmiştir 80 sene evvel Erzincan Kemah’ın Amerik nahiyesinden Ihrik köyünden Seyyid İbrahim Deli İbo ona hizmet etmiştir amcam Potik dede.

Köyün ne kadarlık bir geçmişi var?

– Potik anlatırdı İnözü’nün kuruluşu 400 sene .

Sarı Saltuk hakkında neler anlatıyorlar?

Derviş Cemal Sarı Saltuk'a bağlı. Bunların umumiyeti Hacı Bektaş’a bağlı diye biliyorum ben.

Sizin çocukluğunuzda babanız dedelik yaptı mı?

– Babam dedelik yapmadı eski yazı okumuştu hocalık yaptı. Çorum’da dede bilmezlerdi, köyümüze gittik, dede olduğumuzu öğrendik biz. Çorum’da hutbe okutmayan musahipliğe giremez.

Nasıl hutbe okutuyorsunuz?

– Kurban kesilir, hutbe okunur, musahip olunur.

Anneniz Alevi miydi?

– Değil, anam oranın yerlisi.

Köye nasıl gittiniz, babanız mı götürdü sizi?

– Evet babam götürdü beni, 1946’da babam beni orada evlendirdi yerleştim oraya kaldım. Babam Çorum’da kaldı, ben İnözü’nde kaldım.

Amcanızla kavuştunuz birbirinize.

– Potik ile yaşadık, 1974’de vefat etti.

1946’da gidip onunla mı kaldınız otuz yıl?

– Evet onunla kaldım, ne gördümse ondan gördüm.

Siz bu geleneği hangi yollardan öğrendiniz?

– Çorum’da gördüğüm görgülerle başka bir şey değil.

Dedeleriniz nereden gelirlerdi?

– Dedeler Ağuçanlar, Derviş Cemaller gelirdi.

Köyde hiç dede yok muydu?

– Üç ev vardı Potik bir de biz dedeyiz, başka yok.

Potik ne anlatırdı, siz nereden gelmişsiniz Sarı Saltık'a nasıl bağlısınız?

– Sarı Saltık Romanya’nın Dimetoka’da yüzü dünyası değişmiştir. Hozat’ın Ovacığa giden yol üstünde bir yerde bir nazargâhı daha varmış. Sarı Saltık yedi tabuttan baş göstermiş. Türkiye’de Sarı Saltık'ın talibi çok azdır. Kars’ta, Erzincan’da, Sivas’ta birkaç yerde varmış başka yerde talibi yokmuş.

Siz nasıl yürümüşsünüz?

– Gördüğümüz görgülerle okuduğumuz kitaplarla.

Siz Sarı Saltıklı diye mi bilinirsiniz?

– Evet Sarı Saltık diye biliniriz.

Nereden bilinirsiniz, nereden gelmişsiniz?

– Hozat’ın Karaca Köyü’nden gelmedir. O köyde çoktur Sarı Saltıklar

Yani amcanız Karaca köyünden gelmiş Şiran’a yerleşmiş, peki Şiran’daki İnözü köyü Alevi, sizinkiler önce mi gelmiş, yoksa sonra mı gelmiş?

– Her biri bir yerden gelmişler Sarı Saltık talipleri Zuvarlı aşireti.

İnözü'deki halk Tunceli’den, Kars’tan, Sivas’tan gelme siz de Hozat’tan geldiğinize göre sizi nasıl bir pir bildiler?

– Sarı Saltık'a bağlılık, dedelerimiz oradan gelmiş

Dedenizin babası dedelik yapmış mı?

– Yapmamış köyde rehberlik yapmış. Potik'i pir olarak bilirler; bizi de rehber olarak tanırlar. Potikler Ovacık’tan gelme, biz Karaca’dan gelmeyiz. İnözülüler Potik'i pir bizi Rehber bilirlerdi. Zara’nın Zuvar köyünde çok amcalarımız vardır, oradan göçmüşler.

Amcalarınızın bir kolu Sivas’a gitti, siz Tunceli’den geldiniz, İnözü’ne yerleştiniz. Bir kısmı dağıldı. Babanız da Çorum’a gitti. İnözü köyü kaç hane?

– Ben gittiğimde 55 hane idi. Ayrıldığımda, 74’de ayrıldım, 86 hane.

Kelkit’te Alevi köyleri var mı?

– Kelkit’in Çorak köyü Sarı Saltık talibidir, Şemik köyü Ağuçan talibidir. Ağaday vardır onlar Zaza köyü Zazaki onlar Kureyşhan, Kömür köyü var bunlar aşiret Kürtçe konuşurlar

Şiran’daki hangileri Kürt?

– Sivan, Çalan

Diğer köylere gittiniz mi ziyaret ettiniz mi?

– Ziyarete gittim.

Kırıntı’ya gittiniz mi?

– Hiç gitmedim. Ben Zara’nın Zuvar köyüne gittim, amcalarımız orada iki defa gittim dedelik görgü ve sorguluk yaptım

Talipleriniz orada var mı?

– Var

Ahmet Çamyurdu var, nereli o?

– Şiran’ın Sifon köyünden. Cemal Abdal Mürsel kısmından.

Cemal Abdal Ocağı'nın iki kolu var; birisi Şiran’ın Sifon köyü Ahmet Çanyurdu Mursallı.

– Yeniköy’de de Seyyid Nurettin.

Kırıntı Sarıbal evlatları ondan bilginiz var mı?

– Bilgim yok, yeni geldiğim sene Potik vardı bir de kırıntılı Hüseyin Efendi vardı Hüseyin Şıh ile Potik iki gün konuştu.

Dede 1974 yılına kadar ne yaptınız köyde?

– Rençberlik yaptık.

Amcanızın dışında başka kimseden bu dedeliği görmediniz mi?

– Herkese bağlılığım vardır benim.

Anladığım kadarıyla sizin köyde ocakzâdelik yok babadan oğula geçip cem cemaat yapmak yok.

– Oralarda 12 hizmeti yürüten cem cemaat yok .

Siz nasıl yapıyordunuz, nasıl yapardınız?

– 12 hizmetin sahibi herkes kendi duasını bilecek.

12 hizmeti kim uygulardı babanız bilmiyormuş?

– Onlar Şah İbrahim Ocağı'ndan Kangal’dan geldiler, onların aşireti Salmanlar Aşireti geniş bir aşirettir. Çorum Sungurlunun Kamışlı köyü, Körkü köyü, Çukurlu köy bu üç köy Salman aşiretidir, 12 hizmeti yürütürler. Herkes kendi duasını okur düşkün olanları ceme bırakmazlar.

1974’e kadar babanız Çorum’a gelmiş siz tekrar köye gittiniz amcanızdan biraz daha konuşur musunuz? Cem cemaat yürütüyordu .

– Ceme girmezdi hizmet ederdi o kadar kendi yönetici değildi. Bir kaymakam hakim, savcı Potik'i görmeden rahat etmezlerdi.

Potik'in gerçek ismi nedir?

– İsmail Fırat, lakabı Potik. İsmail olarak tanımazlar Potik olarak tanırlar.

Köyünüzde gelenekler görenekler nasıldı?

– Herkes kendi aleminde, kin nefret yoktur, ben 46’dan 74’e kadar kaldım kimse kimse ile mahkemelik olmadı.

Düğünler dernekler nasıldı?

– Herkes çalgı ile giderdi.

Hayvancılık var mı?

– Çok var.

Tarım elverişli mi?

– Hayır, hep orman tohumu. Çamdan. Ekin bitmez, her zaman el ile biçerdik tırpan kullanmazdık.

Çam size ne ürün verirdi?

– Herkes keser, satar, öyle geçim olurdu.

Babaannem anlatıyor Yeniköy’den Çimendağı’na oduna giderlermiş günler boyunca yol alırlarmış. Oradan buraya gelenlerle komşuluğunuz var şimdi cem yürütüyor musunuz?

– Cem yürütmüyorum, Şahkulu’na, Karacaahmet’e gidiyorum.

Siz cem, erkân yürütüyor musunuz?

– Erkânlarını biliyorum, 12 hizmete ait duaları bilirim

Sizin yörenin cemleri amcanızdan babanızdan öğrendiğiniz kadarıyla nasıldı?

– Üç düvazimam söylenir sonra tedik söylenir, miraçlama: "Geldi Cebrail, buyurdu: Ya Muhammed Mustafa, Hakk seni okudu miraca kadir hüda. Evvela emanet budur, tutasın kadim erkân yürüttüm anda, dedi kibriya. İkilerdi secde kıldı, hoş gör Sultanım dedi." Miraçlamayı söylerler sonra illallah la ilahe illallah onu söylerler semaha giderler saka suyu dağılır.

Ne dualar bildiniz atalardan dedelerden ne öğrendiniz 12 hizmette ne söylüyorsunuz

– Miraçlamayı söylüyoruz

Dergâhları nasıl görüyorsunuz?

– Şahkulu, Karacaahmet’in faydası oldu bize, cenazelerimizi kaldırabiliyoruz.

Cem evleri yapılıyor dernekler kuruluyor insanların ihtiyaçları var, sorunlar var, siz ne dersiniz dedeler ne olacak, dedelere okul mu açılsın ne yapsın siz ne diyorsunuz?

– İnsanların birbirini tanımaları lazım. 1400 senedir Aleviler ne bir hükümdar olmuş, ne de bir siyaseti ele almışlar, ama yine de bu baskıları unutmamışlar, biz de bunu yürüteceğiz.

26-10-1999, İstanbul.